trombosit.gen.tr https://www.trombosit.gen.tr Trombosit, Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, trombosit.gen.tr Mon, 13 Jun 2016 00:00:00 +0000 Sat, 25 May 2019 00:00:00 +0000 60 Trombosit Kanseri https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-kanseri.html Wed, 28 Nov 2018 05:46:20 +0000 Trombosit Kanseri: Trombosit vücutta olan kanamaları durduran bir maddedir. Trombositin kanda az olması durumunda kanamalar, fazla olduğunda ise pıhtılaşma durumu görülür. Sağlıklı bir insanda ortalama 150-400 bin adet trombosi Trombosit Kanseri: Trombosit vücutta olan kanamaları durduran bir maddedir. Trombositin kanda az olması durumunda kanamalar, fazla olduğunda ise pıhtılaşma durumu görülür. Sağlıklı bir insanda ortalama 150-400 bin adet trombosit hücresi bulunur. Genelde kemik iliğinin büyük hücrelerinin parçalanması ile olurlar. Çoğalmalarını karaciğer takip etmektedir. Kan içinde ki ömürleri yaklaşık 10 gündür. Kan içinde bulunan trombositlerin 150 bin değerinin altında olması kanda trombosit düşüklüğü olarak kabul edilir. Bu duruma trombosit kanseri denir. Bu değerin 100 bin adete düşmesi ile kanama riski başlar. Bu süreç içerisinde hiçbir darbeye maruz kalmadan kendi kendine kanamalar oluşur. Bu kanamalar cilt, burun ve diş eti kanamaları ile başlar. Bunun yanı sıra ciltte kızarıklıklar, dökülmeler, morluklar oluşur.  Bazı insanlarda trombosit sayısı doğuştan düşüktür. Dalağı büyüyen hastalarda trombosit üretimi durabilir. Bu durumlarda trombositopeni oluşabilir.

Trombosit KanseriTrombosit Kanseri Tedavi 

Tedavi trombosit kanserinin oluşum şekline göre değişir. İlk olarak hastalığa neden olan sebep tespit edilmeli ve tedavi ona göre uygulanmalıdır. Doğuştan veya trombosit olan hücrelerde erişkin yaşlarda oluşan yetersizliklerde ek olarak ilaç tedavileri yapılmaktadır. Kanser, lenfoma, hücrelerinde oluşan trombosit düşüklüğünde ise esas hastalık tedavi edilmelidir. Kontrolsüz damar içinde pıhtı oluşumuna neden olan hastalıklarda ise plazma değişimi yapılır. Enfeksiyonlara bağlı olarak trombosit düşüklüğü varsa ilaçlara ara vermek gerekir. Bu hastalıkları olan kişilere yeme içme konusunda herhangi bir diyet uygulanmaz. Ancak kullanılan bazı ilaçlar ve yiyecekler kanama riski yaratabilir.

]]>
Trombosit https://www.trombosit.gen.tr/trombosit.html Wed, 28 Nov 2018 19:59:28 +0000 Trombosit, kanın pulcuklanmasını ve pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir. Başka bir anlamda kanama sırasında kanın pıhtılaşmasını sağlamaktadır. Trombosit denilen hücre renksiz yapılara sahip olup kırmızı ve beyaz Trombosit, kanın pulcuklanmasını ve pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir. Başka bir anlamda kanama sırasında kanın pıhtılaşmasını sağlamaktadır. Trombosit denilen hücre renksiz yapılara sahip olup kırmızı ve beyaz kan hücrelerinden oluşmaktadır. Bu hücrenin yaşam süresi 7-11 gün arasındadır. Trombosit sayılarını kan tahlili yaparak saptanmaktadır. Trombositin normal bir kişide değer aralığı her mikro litrede yani litrenin milyonda birininde 250.000-400.000 arasında bir değer hesaplanmaktadır. Trombosit sayısı kişiden kişiye farklılık ve göstermektedir. Aynı kişide de zamanla değişkenlik göstermektedir. Trombosit düşüklüğü kanamayı oluştururken, trombosit fazlalığı damarlarda dolaşan kanın pıhtılaşmasını hızlandırmaktadır. Trombositin çoğalmasıyla karaciğer görevlidir. Görev süresi biten trombosit sağlayan hücreler dalak tarafından ayrıştırılmaktadır. Trombositin vücuttaki görevi kanamayı durdurması, damarın yaralanması ve zedelenmesini önlemek ve kan akışını yavaşlatmaktır. Çalışma şekli ise vücutta kanama olan bölgeye oluşunca trombositler birbirlerine ve kanama olan bölgeye yapışarak o bölgede duvar oluşturarak kanamayı önlemektedir. Yaralı olan damar üzerinde trombosit hücreleri şişerek damarda bulunan yırtığı komple kapatarak kanamayı önlerler.

Trombosit Düşüklüğü Nasıl Oluşur ve Belirtileri Nelerdir

Trombosit düşüklüğü, 175.000 den düşük olan trombosit sayıları için kullanılmaktadır. Trombosit sayısı 50.000'in altına düşerse kişide hayati risk meydana gelmektedir. Trombositin düşmesi ile birlikte kişinin kan pıhtılaşmasını zorlaşır ve kanama durumunda kanamayı durdurmak zor olur. 

Trombosit Düşüklüğünün Belirtileri Nelerdir
  • Vücutta alınan darbelerin kolaylıkla morarması 
  • Bacak bölgesinde özellikle ayağa yakın kısımlarda görülen deri altı kanamaları 
  • Vücutta oluşan kesik ve yaralanmalarda gelen aşırı kanama
  • Sebepsiz yere burun ve diş eti kanamaları
  • Kişide bitkinlik ve depresyon hali
  • Kişide oluşan kanamaların durmaması
  • Aşırı su kaybı
  • Sigarayı aşırı kullanmak
  • Kalıtsal hastalıklar
  • Kan hücrelerinin oksijeni temin etmemesi
  • Kemik iliğinin kırmızı kan hücrelerinin üretmedeki eksikliği 
Trombosit Düşüklüğüne Neden Olan Etmenler 
  • Kemik iliğinde vücudun ihtiyacını giderecek kadar trombositin üretilmemesi
  • Kan dolaşımı sırasında trombositlerin yıkıma uğraması 
  • Karaciğerde trombositlerin yıkıma uğraması
  • Dalakta trombositlerin yıkıma uğraması
  • Dalağın aşırı büyümesi
  • Kişide bulunan  aşırı alkol tüketimi
  • Vitamin eksikliği
  • Lösemi hastalığı (kan kanseri)
  • Kişide virüs kaynaklı enfeksiyonların olması (hepatit C ve Hıv gibi)
  • Kişinin kanser tedavisi alması (kemoterapi ve radyoterapi)
  • Kullanılan bazı ilaçlar 
  • Hamilelik dönemlerinde de kan hacminin artmasıyla trombosit düşüklüğü yaşanmaktadır.
Trombosit düşüklüğü bazı sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunlar ise kadınlarda adet döneminde kanamanın aşırı olması, hamilelik döneminde aşırı trombosit düşüklüğü doğumun riskini artırmakta ve kişide beyin kanaması olabilmektedir. Trombosit düşüklüğünü önlemek için adet dönemlerinde ped kullanılmalı ve diş eti kanamasına yol açtığı için diş ipi kullanılmamalıdır. 

Trombosit Düşüklüğü Nasıl Tedavi Edilir

Trombosit düşüklüğü tedavisi öncelikle kanamayı oluşturacak etkenler ortadan kaldırılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Örneğin burun sümkürtülmemeli ve karıştırılmamalıdır. Kanama yaratacak aktivitelerden uzak durulmalıdır. Trombositin çok düşmesi durumunda  kan plazma nakli yapılmalıdır. Trombosit değerinin yükseltmek için herhangi bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Trombositin daha az yıkıma uğramasını sağlamak için dalak splenektomi ameliyatıyla alınmaktadır. Dalak ameliyatı diğer yöntemlerin yeters]]> Bebeklerde Trombosit Yüksekliği https://www.trombosit.gen.tr/bebeklerde-trombosit-yuksekligi.html Wed, 28 Nov 2018 21:16:31 +0000 Bebeklerde trombosit yüksekliği, Trombosit kanın şekilli elemanların bir tanesidir. Trombositin kandaki en büyük özelliği kanayı durdurmasıdır. Az olduğu durumlarda kanaya yatkınlık, fazla olduğunda ise damar içerisinde pıht Bebeklerde trombosit yüksekliği, Trombosit kanın şekilli elemanların bir tanesidir. Trombositin kandaki en büyük özelliği kanayı durdurmasıdır. Az olduğu durumlarda kanaya yatkınlık, fazla olduğunda ise damar içerisinde pıhtılaşmaya neden olur. Sağlıklı ve yetişkin bir insanda ortalama olarak trombosit değeri yüz elli ile dört yüz arasında olmalıdır. Trombositlerin yapımı büyük hücrelerin parçalanması ile olur. Çoğalmasını yani yükselmesini kontrol altında tutan organ Karaciğer' dir. Her bir trombositin kan içerisindeki ömrü ortalama dokuz ile on gün arasındadır. Bu süreyi doldurduklarında dalak organı tarafından parçalanarak yok edilirler. Kişide dalağın zarar görmesi veya alınması kişilerde trombosit seviyesinin yükselmesine sebep olur. 

Bebeklerde trombosit değerleri yetişkinlere göre daha yüksek değerlere oluşur. Trombosit seviyesinin ölçülmesi hemogram testi ile yapılır. Bu test, çalışan trombositler, pıhtılaşma sistemi ve hemostaz bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılır. Yani bir kan testidir. Bebeklerde yaşanan trombosit yüksekliği damarlardaki kanın pıhtılaşma riskini yükseltir. Yani bebeklerde tromboza neden olur. 

Bebeklerde trombosit yükselmesinin sebepleri;
  • Bazı kanser türlerinin olması,
  • Demir eksiliği ve Hemolitik anemisi,
  • Kronik lösemi hastalıkları,
  • Dalağın alınması,
  • Eklem iltihaplanmaları,
  • Akut enfeksiyonlarda, trombosit yükselmesi gözlemlenir.
Bebeklerde trombosit yükselmesi tanısı;

Bebeklerde trombosit yükselmesinin tanısı ancak genel kontroller için gidildiğinde veya kanser belirtileri oluştuğunda hekim tarafından laboratuvar ve kan tahlilleri ile anlaşılır. Bu kan tahlilleri içerinde direk trombosit tahlil olan Hemogram testi bebeğe uygulanır. Trombosit seviyesi yüksek çıkan bebeklerde bunu tetikleyen durumun  anlaşılması için gereken hastalıkların testleri de yapılmalıdır.


Bebeklerde Trombosit YüksekliğiBebeklerde trombosit yükselmesi tedavisi;

Öncelikle trombosit seviyesinin yükselmesinin nedeni araştırılmalı ve bu tetikleyen hastalığa göre tedavi başlatılmalıdır. Eğer sorun demir eksikliği ile oluşmuş ise demir eksikliğini tedavi ederek trombosit seviyesi düşürülebilir. Normalde anne sütünde yeteri kadar demir vardır. Ancak bebek yeteri kadar emmiyor ise bu trombosit seviyesini yükseltir. O zaman ek demir takviyeleri bebeğe verilerek değerler normale getirilebilir. Trombosit kan hücreleri ikiyi ayrılır. Primer ve sekondder olarak adlandırılan trombositler, bebekte ölçülerek primer grubunda değerlendirilerek trombosit yüksekliği antibiyotikler ile tedavi edilebilir. Ancak bu durum bebekteki hastalığın türüne ve cinsine göre değişiklik gösterebilir. 

Ayrıca bebeklerde kemik iliğinin çalışmasındaki bozukluklarda trombosit seviyesini yükseltebilir. Bu durumda da öncelik hastalığın tedavi edilmesi gerektiğidir. Hastalık tedavi edildiğinde trombosit seviyesi istenilen değerlere kavuşacaktır. Genellikle ilaçla tedavi uygulanır.
Bebeklerde trombosit yükselmesinin bir diğer önemli nedenleri arasında ise Hemolitik anemi gelir. Genellikle anne veya babadan geçen bu hastalık doğuştan olup Vücutta aşırı kırmızı kan hücreleri üretilmesine neden olur. Yine aynı şekilde öncelik alttaki hastalığın ilaçlar ile doktor kontrolünde tedavi edilmesidir. Sağlıklı bebekler, gülen yüzler sizlerle olsun. Sağlıkla kalın. 
]]>
Trombosit Normal Değeri https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-normal-degeri.html Thu, 29 Nov 2018 15:41:10 +0000 Trombosit, onlarca kan hücresinden sadece bir tanesidir. Kanın en küçük hücreleridir. Halk arasında kan pulcukları olarak da adlandırılır. Trombositlerin asıl görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamaktır. Kanın p Trombosit, onlarca kan hücresinden sadece bir tanesidir. Kanın en küçük hücreleridir. Halk arasında kan pulcukları olarak da adlandırılır. Trombositlerin asıl görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamaktır. Kanın pıhtılaşması kanamanın durdurulmasını sağlamaktadır. 

Kanın pıhtılaşması için trombositlerin sayısının yeterli miktarda olması gereklidir. Kanda bir mm3'de 150.000-400.000 adet trombosit normal değeri  sayılmaktadır.. Trombositlerin miktarının 150.000/mm3’ün altında bulunması durumuna trombositopeni (trombosit azlığı) denir. Trombosit sayısı azaldığında agregasyonları yani birbirlerine yapışmaları ve yeteri miktarda tıkaç oluşturmaları zorlaşır. Bununla ilişkili olarak özellikle travmalardan sonra kanamaların süresi normalinden uzun sürer. Trombosit miktarı 50.000/mm3'ün altında bir değere düşmedikçe genellikle semptomlar ortaya çıkmaz. Bu değerin altında bulunduğu zaman travmalardan sonra çok kolay şekilde morarmalar gerçekleşebilir. Trombosit miktarı 30.000/mm3 altına düştüğü zaman diş eti ve burun kanamaları meydana gelebilir. Kadın hastalarda uzayan adet kanamaları görülebilir. Trombosit 10.000/mm3'ün altına düştüğü zaman kendiliğinden ciltte noktasal şekillerde ve ya ekimoz şeklinde kanamalar gözlenebilir. Hayatı tehdit eden kanamalara da neden olabileceği için müdahale gereklidir.

Trombosit Normal DeğeriTromositlerin 450.000/mm3'den fazla olmasına trombositoz denir. Sekonder ve ya primer olabilir. Sekonder olana reaktif, primer olana ise esansiyel trombositoz denir. Esansiyel trombositoz myeloproliferatif bir hematolojik hastalıktır. Genellikle asemptomatiktir. Ancak bazı hastalarda tromboza dönüşebilir. Trombozlar da bulundukları yerden koparak emboli olarak akciğerlere, kalbe ve beyne gidebilir. Özellikle 750.000 - 1.000.00/mm3'den fazla ise hastanın inceleme altına alınması gereklidir.Yüksek trombosit seviyeleri kesinlikle klinik bir problem olduğu anlamına gelmez. Ancak yine de yüksek olan değerlerin başka bir nedene bağlı olup olmadığını ortaya çıkarmak için hastanın tıbbi geçmişine de bakmak gereklidir. Genellike inflamasyon durumlarında trombosit sayıları artar. Çünkü akut inflamasyon durumları trombosit yapımı için bir ana uyarandır. Trombositoz hastalarının tedavisinde genellikle halk arasında kan sulandırıcı olarak bilinen antiagreganlar kullanılır. Antiagreganların en iyi bilineni aspirindir. Aspirin doza bağlı olarak etkisini gösterir. Düşük dozlarda kan sulandırıcı yüksek dozlarda anti enflamatuardır.
]]>
Hamilelikte Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/hamilelikte-trombosit-dusuklugu.html Fri, 30 Nov 2018 04:16:58 +0000 Hamilelikte trombosit düşüklüğü, ile sıkça karşılaşılabilir. Gebelik döneminde trombosit sayısında azalma görülür ve bu duruma gebelikte trombositopeni denir. Trombosit kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücre pulcukları Hamilelikte trombosit düşüklüğü, ile sıkça karşılaşılabilir. Gebelik döneminde trombosit sayısında azalma görülür ve bu duruma gebelikte trombositopeni denir. Trombosit kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücre pulcuklarııdır. Trombosit denilen bu renksiz yapılar kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde daha küçüktür. Sayıları kan tahlilleri ile saptanır. Trombositler normal değerleri her mikro litrede 150.000 ile 400.000 arasındadır. Trombosit sayısı kişiden kişiye değişir. Bunun yanı sıra aynı kişide farklı zamanlarda da değişkenlik gösterebilir. Düşük trombosit 150.000 den az olan trombosit sayısı düşük trombosit diyerek adlandırılır.Kişi düşük trombosit değerlerine sahipse trombositopeni hastalığı olarak adlandırılır. Sayı 50.000 in altına düşerse hayati risk oluşturabilir. Çünkü trombosit düşüklüğü durumunda kanın pıhtılaşması zorlaşır ve vücuttaki herhangi bir kanama durumunda hasta hayati risk altına 
girebilir.

Hamilelikte ortaya çıkan trombositopeniler üçe ayrılır:

Hamilelikte trombositopenisi: hamilelikte trombosit düşüklüğü geçici bir durum olabilir. Hamileliklerde %5 oranında gözlemlenir. Genellikle hamilelik 2 yada 3 aylık olduğunda açığa çıkan bir hastalıktır. Kanamaya yol açmayan hafif ve fazla bir etkisi olmayan trombositopenidir. Gebelik trombositopenisi denilen hastalıkta anne adayları hamilelikten önce bu hastalığa sahip değildirler. Fakat hamilelik esnasında bu sorun ile karşılaşabilirler. Bu hastalıkta trombosit sayısı 70.000 ile 100.000 üzerindedir. Hasta daha önceki hamileliklerinde de trombositopeni hastalığı teşhisi bulunmuş olabilir. Doğumdan sonra düzelme göstererek bu durum ortadan kalkar.

Hamilelikle bağlantılı diğer trombositopeniler: Preeklampsi ve hellp sendromu olarak bilinen bu hastalık üçüncü trimestrin son evrelerinde görülen preeklampsi tansiyon yüksekliği ödem ve idrarda proteinüri ile kendini gösterir. Olguların %15 ile %50 sinde trombosit sayısının düşük olduğu gözlemlenir. Fakat bu oranın sadece %5 lik bölümünde ağır trombositopeni görülür. Hellp sendromu hem annede hemde bebekte oldukça büyük bir tehlike arz eder. Bu hastalık yaygın rastlanılan bir hastalık değildir. Fakat rastlanıldığında hem anne hem bebek oldukça tehlikelidir.

Hamilelikten önce var olan yada hamilelik sırasında başlayan trombositopeniler: İdyopatik trombositopeni hastası kadınlar hamile kalabilir hatta bu hastalığı hamilelik döneminde öğrenebilir. Trombositepeni hamileliğin ilk aylarında fark edilir ve trombosit sayısı oldukça düşüktür. Bu hastalıkta tedavi gebe olan bir kadınla gebe olmayan kadının tedavisi aynıdır. Ağır trombositopeni hastası hamile kadın doğuma yakın tedavi altına alınır ve aşırı kanama olmaması için önlemler alınır. İdyopatik trombositopeni hastası annelerin %10 oranında doğan bebekleri trombositopenik olarak doğar. Fakat kalıcı değildir.

Hamilelikte Trombosit DüşüklüğüHamilelerde trombosit düşüklüğü belirtileri:
  • Vücutta alınan küçük darbeler büyük morluklara sebep olur.
  • Hasta kişinin bacaktan ayağa yakın olan kısımlarında deri kanamaları oluşur.
  • Yine ayağa yakın bölümlerde kırmızı veya mor noktacıklar oluşması
  • Kesiklerde veya kaza sonucu yaralanmalarda kanamalar durdurulamaz
  • Diş eti kanaması
  • Bitkinlik, yorgunluk ve halsizlik
  • Burun kanaması
Hamilelerde trombosit düşüklüğünün nedenleri:
  • Trombositlerin dalak veya karaciğerde yıkıma uğraması
  • Trombositlerin kan dolaşımı esnasında yıkıma uğraması
  • Dalak büyümesi
  • Kişinin alkol kullanması
  • b12 vitamin eksikliği
  • Kemik iliğinde yeteri miktarda trombosit üretilmemesi
  • Lösemi yani kan kanseri
  • Kemoterapi ve radyoterapi gibi kanser tedavileri
  • Hepatit c gibi bazı virüs kaynaklı enfeksiyonlar
  • Kullanılan bazı ilaç]]> Hamilelikte Trombosit Yüksekliği https://www.trombosit.gen.tr/hamilelikte-trombosit-yuksekligi.html Fri, 30 Nov 2018 13:01:10 +0000 Hamilelikte trombosit yüksekliği, Hamilelikte trombositlerin yüksekliği anne adayına problem yaşatabilir. Trombosit kan hücrelerinden biridir diğer adı platelettir. Hastane tahlil sonuçlarında PLT şeklinde kısaltılmakta dır. Tr Hamilelikte trombosit yüksekliği, Hamilelikte trombositlerin yüksekliği anne adayına problem yaşatabilir. Trombosit kan hücrelerinden biridir diğer adı platelettir. Hastane tahlil sonuçlarında PLT şeklinde kısaltılmakta dır. Trombositlerin kandaki görevi kandaki pıhtılaşmayı sağlamaktadır. Kırmızı kan hücreleri gibi trombositlerde  çekirdeksiz  hücrelerdir. Trombositler disk şeklindedir. Dışı protein kaplı olan kan hücreleri disk veya da tabak şeklini andırır. Hamilelikte trombosit sayıları yüksek olan anne adayları devamlı kontrol altında tutulmalı. Hamilelerde trombosit sayısının yüksek olmasına trombositoz denir. Sağlıklı bir vücutta trombosit sayısı 150 bin ile 400 bin arasındadır. Trombosit değerinin bu sayıdan yüksek çıkması durumunda kişi trombositoz yani trombosit yüksekliği hastalığı taşımaktadır. Kan vücutta fazlasıyla pıhtılaşmaya yapıyorsa hasta problemler yaşamaya başlar. Çünkü kanın fazla pıhtılaşması helede hamilelikte risk faktörüdür. hamilelikte trombosit yüksekliği bir tek anne için değil bebeği içinde tehlike arz etmektedir. Ayrıca anne doğum riski altında bulunmaktadır.

    Hamilelikte trombosit yüksekliği nedenleri:
    • Myeloproliferatif hastalıklar
    • Hodkin hastalığı
    • Femur botnu kırıklığı gibi kemik kırıkları
    • Bazı cerrahi girişim sonra
    • Reaktif trombositoz
    • Demir eksikliği
    Hamilelikte trombosit yüksekliği sonucunda oluşabilecek ciddi problemler:
    • İnme
    • Kalp krizi
    • Arteryel emboli
    • Pulmoner embol
    Hamilelikte Trombosit YüksekliğiHamilelikte trombosit yüksekliği tedavisi:

    Yukarıdaki durumlar hamilelikte trombosit yüksekliğinin ciddi sonuçlarından sadece bazılarıdır daha birçok ciddiyeti vardır. Bu durumların oluşmaması için hasta dikkatli gözlem altında bulundurulmalıdır. Hamilelerde trombosit yüksekliği kanda pıhtılaşma riski taşıdığı için ani ölümlere sebep olabilir. Damardan giden kanla vücudun tam beslenememesi ve zamanla damar tıkanıklığı oluşması ve hatta can kayıplarına sebebiyet vermektedir. Trombosit yüksekliği sorununda bu hastalığın neden oluştuğu nedenine bağlı olarak tedavi yöntemi uygulanır. Eğer sorun demir eksikliğinden ise demir eksikliği için gerekli tedavi uygulanmaya başlanır. Trombosit kan hücrelerinin yüksek olması primer ve sekonderolarak iki grupta incelenir. Primer grubunda incelenen trombosit yüksekliğinde genellikle antibiyotik tedavisi uygulanır. Fakat bu tedavi hastalığın durumuna ve derecesine göre değişir. Hamilelik yaşayan anne adayı trombosit yüksekliği teşhis edildiğinden itibaren doktor tedavisi aksatılmamalı ve gözlem altında bulundurulmalıdır.
    ]]>
    Trombosit Nakli https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-nakli.html Sat, 01 Dec 2018 11:48:31 +0000 Trombosit nakli, vücudunda yeterli trombosit üretemeyen hastalara için yapılan bir işlemdir. Hayati önem taşıyan bu işlemin normal kan vermeden farkı kanın beyaz kısmının alınmasıdır. Trombosit nakli, nakil yap Trombosit nakli, vücudunda yeterli trombosit üretemeyen hastalara için yapılan bir işlemdir. Hayati önem taşıyan bu işlemin normal kan vermeden farkı kanın beyaz kısmının alınmasıdır. Trombosit nakli, nakil yapılacak hastanın durumuna göre her gün, bazen haftada bir yada daha uzun süre yapılmak durumunda olabilmektedir. Trombosit naklinin veren kişiye bir zararı yoktur. 

    Trombosit NakliTrombosit nakil süreci,

    Trombosit nakli için hastaneye gidiyorsunuz. Burada genel sağlık durumunuz ile ilgili bir test dolduruyorsunuz. Testi amacı geçirdiğiniz hastalıklar, bunların öyküleri, kullandığınız ilaç vb. soruları içermektedir. Daha sonra kan tahlil aşamasına geçiliyor. Testlerde bulaşıcı bir rahatsızlığınız yok ise sizi arıyorlar ve trombosit nakil işlemini yapabiliyorsunuz. Nakil sürecinde aferez denilen bir aşama olmaktadır. Bu aşama hasta veya bağış yapana kişinin kanının içinde bulunan bileşenlerin ayrıştırılması işlemine verilen addır. Örneğin; sürekli trombosit nakli gereken bir hastaya tam kan nakli yapıldığı zaman  hastada diğer bileşen değerleri normal olduğu halde tam kan nakli yapıldığı için değerler yükselir. Yani ihtiyacından fazla bileşen yüklenmiş olur.  Buda hastada yan etkilere neden olmaktadır. Bu durumu engelleyebilmek için bağış yapan kişiden sadece gerekli olan bileşenler alınmaktadır. Aferez işlemi; bilgisayarlı  otomatik cihazlar kullanılarak yapılır. Nakil esnasında  bağış yapan kişinin  geniş çaplı bir toplar damarına steril iğne ile girilir ve kan sistem içine alınır. Sistem içine alınan kanın pıhtılaşmasını önlemek için pıhtılaşmayı önleyici bir sıvı ile sabit bir oranda karıştırılır. Daha sonra bu karışım cihazın içinde komponent ayırımının yapılacağı santrifüj bölümüne gönderilir. Burada santrifüj işlemi yapılır, gereken  komponent ayrıştırılıp uygun torbaya aktarılır. Kanın bu komponent dışında geriye kalan kısmı, tekrar sistem aracılığıyla bağışçının kan dolaşımına tekrar geri aktarılır. İşlem ortalama 40 dk sürmektedir. Örneğin; 400 ml kan veriyorsunuz, geriye 370ml kan alıyorsunuz gibi bir durum olmaktadır. Tam kan bağışı yapıldıktan sonra Trombosit nakil işlemi yapabilmek için en az dört hafta geçmesi gerekmektedir. Tam tersi durumda yani Trombosit nakil işleminden sonra tam kan bağışı yapabilmek içinse en az 48 saatlik bir zaman geçmesi gerekmektedir. Haftada 2 işlemi aşmamak koşulu  ve iki işlem arasında 48 saatten daha kısa süre bulunmaması şartı ile yılda 24 kez yapılabilir. Tek ve çift ünite şeklinde bağış yapabilir. 
    ]]>
    Trombosit Düşüklüğü Bitkisel Tedavisi https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-dusuklugu-bitkisel-tedavisi.html Sat, 01 Dec 2018 13:09:30 +0000 Trombosit Düşüklüğü Bitkisel Tedavi, Tıp alanında trombositopeni olarak adlandırılan düşük trombosit sayımı, kan trombositlerinin olması gerekenden daha düşük sayıda olduğu bir hastalıktır. Günümüzde en fazla Trombosit Düşüklüğü Bitkisel Tedavi, Tıp alanında trombositopeni olarak adlandırılan düşük trombosit sayımı, kan trombositlerinin olması gerekenden daha düşük sayıda olduğu bir hastalıktır. Günümüzde en fazla görülen kan hastalıklarından bir tanesidir. Eğer fark edilip tedavi edilmez ise, en ufak yaralanmalar neticesinde bile hasta çok zor durumlar yaşayabilir. Kan pıhtılaşma işlemini gerçekleştirmediği için kanamayı durdurmak zaman alabilir. Buda hastanın hastaneye ulaşıncaya kadar kaybedilmesine bile neden olabilir. Bu nedenle doğru teşhis ile tedavi ihmal edilmemelidir.

    Trombositler kan damarı deliklerinde pıhtılaşmaya yardımcı olan küçük hücrelerdir. Sağlıklı bir insanda trombosit sayısı kan mikro litre başına 150.000 ile 450.000 arasında değişiklik göstermektedir. Trombosit sayısı kan mikro litre başına 150.000 altına düştüğünde, düşük trombosit sayısı olarak kabul edilmektedir.

    Trombosit düşüklüğü papatya ile bitkisel tedavi

    Papatya düşük trombosit saysını artırmada son derece etkili bir bitkidir. Bir kaç tane kır papatyası sapları ile birlikte sahanda ezilir. Ortaya çıkan acı suyu günlük olarak tüketin. Bir kaç hafta bu uygulamaya devam edildiğinde kandaki trombosit oranı istenilen düzeye gelecektir. Günlük olarak bir adet olgun papatyayı çiğ olarak yemek trombosit düşüklüğünü gidermekte son derece etkili olacaktır. Ayrıca içerisine bir kaç damla limon suyu sıkarak günde 1 bardak papatya suyu tüketilmesi de faydalı olacaktır.

    Trombosit Düşüklüğü Bitkisel TedavisiKabak ile Trombosit düşüklüğü bitkisel tedavi

    Kabak trombosit gelişimini desteklemeye yardımcı olan A vitamini kabak da bol miktarda bulunmaktadır. Diğer taraftan kabak trombosit oranını yükseltmek için üretilen hücreler içinde proteinleri düzenlemektedir. Bu nedenle kabak trombosit düşüklüğü tedavisinde çok etkili bir besindir. Günde 2 kabağın suyunu sıkıp, bal ile tatlandırarak tüketebilirsiniz. Ayrıca günlük pişirdiğiniz her türlü yemeğin içerisine kabak ilave etmekte faydalı olacaktır.

    Ispanak ile Trombosit düşüklüğü bitkisel tedavi

    Ispanak K vitamini bakımından oldukça zengin bir sebzedir. K vitamini ise kan pıhtılaşması için çok etkilidir. Ayrıca K vitamini kanama riskini de azaltacaktır. 5-6 adet ıspanak yaprağını 2 bardak suyun içerisinde kaynatın. Daha sonra içerisine yarım bardak domates suyu ilave edin. Günde 3 defa bu karışımdan tüketin. Ayrıca her gün salatasını yaparak ıspanak tüketmek çok daha etkili olacaktır.
    ]]>
    Yeni Doğan Bebeklerde Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/yeni-dogan-bebeklerde-trombosit-dusuklugu.html Sun, 02 Dec 2018 10:04:23 +0000 Yeni doğan bebeklerde trombosit düşüklüğü, Trombositin görevi kanamayı durdurmaktır. Vücuttaki trombosit azlığı kanamaya yatkınlık yapabilir, fazlığı ise damar içinde pıhtı oluşmasına neden olur. Trombositlerinyapımı, Yeni doğan bebeklerde trombosit düşüklüğü, Trombositin görevi kanamayı durdurmaktır. Vücuttaki trombosit azlığı kanamaya yatkınlık yapabilir, fazlığı ise damar içinde pıhtı oluşmasına neden olur. Trombositlerinyapımı, kemik iliğinin megakaryosit denilen bazı büyük hücrelerin parçalanmasından meydana gelir. Trombositin çoğalmasını karaciğer kontrol eder. Trombositler kan içinde on günden fazla yaşayamazlar ve dalak sayesinde parçalanmış olur. Çocuklarda ve bebeklerde trombosit düşüklüğü görülebilir. Bebeklerde trombosit büyüklerinkinden farklı tedavi edilir. Genellikle bebeklerde görülen trombosit düşüklüğü daha kısa sürelidir. Erişkinlerde ise bu hastalık daha kronik ve uzun süreli bir tedavi gerektirebilir. 

    Yeni doğan bebeklerde trombosit düşüklüğünün sebepleri:

    Yeni doğan bebeklerde trombosit düşüklüğü normal değerleri yetişkinlere göre biraz daha yüksek seyreder. Yeni doğan bebeklerde trombositlere karşı oluşan antikorlar trombositlere yapışarak karaciğer ve dalakta yıkılmasına neden olur. Dalağın büyük olması trombosit yıkımını arttırır. Ayrıca yeni doğan bebeklerde trombosit düşüklüğünden oluşan enfeksiyonlar sonrası, lenfoma, akciğer, lösemi gibi hastalıklarda trombosit düşüklüğü görülür. Yeni doğan bebeklerdeki trombosit düşüklüğünün damar içindeki nedensiz pıhtılaşması çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Çünkü dolaşım içinde oluşan pıhtılar hayati önem taşır ve damarları tıkayabilir. Ayrıca yeni doğan bebeklerdeki trombosit sayısı yeterli miktarda olmaz ise hemofili hastalığında olduğu gibi vücutta oluşan kanamalar durmaz ve hayati tehlike oluşturabilir.

    Yeni Doğan Bebeklerde Trombosit DüşüklüğüYeni doğan bebeklerde trombosit eksikliğinin tedavisi; bu hastalık doğuştan veya trombosit yapan hücrelerde erişkin yaşlarda oluşan yetersizliklerde ilaç tedavisi uygulanır. Lösemi, kanser hücreleri sayesinde oluşan trombosit düşüklüğü ise öncelikle hastalık tedavi edilmelidir. Enfeksiyonlara bağlı olarak trombosit düşüklüğü var ise ilaçlara ara verilmesi daha uygundur. Ayrıca kortizonda bir tedavi seçeneğidir. Dalak büyümesi ile oluşan trombosit düşüklüğünde de dalak cerrahi operasyon ile alınır.
    ]]>
    Trombosit Hastalığı https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-hastaligi.html Mon, 03 Dec 2018 09:09:36 +0000 Trombosit hastalığı, tıptaki diğer ismi ile İdiopatik Trombositopoenik Purpura yani ITP hastalığı, kanda bulunan trombosit sayısının düşüklüğü ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Trobositler kanda bulunan ve kemik Trombosit hastalığı, tıptaki diğer ismi ile İdiopatik Trombositopoenik Purpura yani ITP hastalığı, kanda bulunan trombosit sayısının düşüklüğü ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Trobositler kanda bulunan ve kemik ilikleri tarafından üretilen kanamalarda kanın durdurulması için gerekli olan kan elemanlarıdır. normal kan değerleri ölçümlerinde en düşük 150,000 en yüksek 400,000 tormbosit değeri vardır, 150,000 trombosit değerinin altı değerlerde trombositopeni hastalığı 50,000 değerinin altı işe vücutta kanamalar başlar, 400,000 ve daha üzeri kanın damar içerisinde pıhtılaşması ve damar tıkanıklıkları hastalığının sebepleri arasında olmaktadır. 

    Kandaki toromosit düşüklüğüne bağlı trombositopeni yani ıtp hastalığı, nedeni tam olarak bilinemeyen hastalıklar arasındadır, trombositlere karşı vücudumuzun savunma sistemi antikorlar trombositleri virüs olarak algılamaları ve etraflarını sararak karaciğer ve dalak tarafından parçalanmalarını sağlamaları yüzünden trombosit sayısında yetersizlikler ve düşüklükler oluşmaktadır. Trobositlerdeki bu düşüklükler 1 mm küpünde 50,000 trombosit seviyesinin altına inmesi ise, durdurulamayan kanamaları da birlikte getirmektedir. Itp hastalığı kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen bir hastalık olmakla birlikte kadınlarda hamilelik süresinde bu artış daha fazla olmaktadır. Çocuklarda ve bebeklerde de görülebilen bu hastalık, yetişkin insanlardan faklı olarak tedai edilme süreci vardır. Çocuklarda ve bebeklerde oluşabilecek ıtp hastalığı, çocuk ve bebeklerde  çabuk iyileşmesine rağmen, yetişkinlerde kronik olma eğilimi vardır. 

    Trombosit Hastalığı Kan sayımları, Fizik muayene bulguları ve kan testleri sonuçlarının incelenmesi neticesinde  ön tanı konulabilmektedir, tam kesin tanı ise, diğer trombositopeni yapan kemik iliği kanseri, dalak hastalıkları, hepatit hastalıkları gibi hastalıkların bulunmadığının araştırılması gereklidir. Bütün bu test ve bulgulardan sonra başka bir hastalık bulgusu olmadığı teşhisi olmaması durumunda, kanda trombosit oranı düşük iken Kemik iliğinde anormal hücre üretimi görülmesi ve megakaryositlerin bulunması halinde ıtp tanısı konulabilir.

    Itp tanısı konulmuş hastaların trombosit değerleri 30.000 - 50.000 değerlerin altına düşmesi ve kanamaların başlaması durumunda tedavi süreci başlatılmaktadır, bu değerlerin üzeri bulgularda tedavi gerektirmez. Trombositopenik rahatsızlıkların tedavisindeki asıl hedef, Trombositleri antikorların baskısından kurtarıp antikor üretimini baskı altına alıp dalakta trombositlerin parçalanmasını durdurmaya yöneliktir. Bu amaçla kortikosteroid türü kortizon ilaçlar, intravenöz - immünglobulin, anti-D ve kanama durdurma süspansiyonları kullanılmaktadır. Bütün bu ilaçların etkisiz kalması ve istenilen etkinin sağlanamaması durumunda, trombositlerin parçalandığı yer olan dalağın alınması söz konusu olabilir. Genellikle bu operasyon sonucu trombosit oranı güvenli bir seviyeye gelmektedir. 

    Trombosit HastalığıTrombosit hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir kesinlikle aile içinde yaşadığınız kişilere bulaşmaz. Hamilelik döneminde bebekte yaşanan trombositopeni ise anneden bir miktar antikorun bebeğe geçmesinden kaynaklanır ve hayati bir tehlike yaratmaz ve kısa zamanda düzelir. Itp hastalığı kişiye özgüdür ve bulaşma riski olmayan bir hastalıktır. 
    ]]>
    Trombosit Yüksekliği https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-yuksekligi.html Mon, 03 Dec 2018 18:07:29 +0000 Trombosit yüksekliği, trombosit kanda bulunan ve yaralanma durumlarında kanda pıhtalaşma sağlayarak kanamanın durmasını sağlayan hücrelerdir. Trombosit yüksekliği durumunda damar içerisinde olan bu hücreler pıhtıya neden olara Trombosit yüksekliği, trombosit kanda bulunan ve yaralanma durumlarında kanda pıhtalaşma sağlayarak kanamanın durmasını sağlayan hücrelerdir. Trombosit yüksekliği durumunda damar içerisinde olan bu hücreler pıhtıya neden olarak damarda tıkanıklığa sebep olur. Bu durumda kan istediği yere gidemeyeceğinden bu oluşan pıhtının yerine göre hastada bir çok sağlık sorununa hatta ölüme sebebiyet verir. 

    Trombosit hücrelerinin ömrü 9-10 gün arasındadır ve kanın içerisinde trombosit hücrelerinin üremesi eski hücrelerin dalak yardımıyla parçalanmasından sonra yenilerinin üretilmesi ile olur. Ancak bazı durumlarda vücut bu işlemin sırasını karıştırır ve eski trombosit hücreler yok edilmeden yenilerini üretir. Bu durumda da trombosit hücrelerinde yükselme görülür. Neticesinde de kanın içerisinde yüksek miktarda olan trombosit damar içerisinde yoğunluktan ötürü pıhtı yapar. Bu pıhtılar özellikle beyne yakın yerlerde ve ana damarlarda oluşması durumunda hasta beyin felci geçirir. Aslında çok küçük ama çalışma sistemi bozulduğunda ciddi vakıalara neden olan bir durumdur. 
    Trombosit yüksekliğini dengede tutan organ dalaktır. Dalağın alınması ve rahatsızlanması bu trombosit hücrelerinin azalmasına yada çoğalmasına neden olur. Her insanda ortalama 150-400 arasında trombosit vardır. Bu sayı çocuklarda ve bebeklerde biraz daha fazladır. 

    Trombosit YüksekliğiTrombosit yüksekliğinin nedenleri;
    • Kemik iliği iltihaplanmaları veya erimeleri,
    • Demir eksikliği,
    • Kemik iliğinin kırmızı kan hücresini fazla üretmesi, (kanser hastalıkları gibi)
    • Dalak organının alınması yada çalışmaması, trombosit hücrelerinin yükselmesine neden olur.
    Trombosit yükselmesinin tedavisi;

    Bu hastalığın olduğu kişilerde hastalığın tedavi şekli yaşına ve şiddetine göre değişiklik gösterir. Trombosit yüksekliği, iki şekilde olur. bunlar primer ve sekonder şeklindedir. Sekonder olarak gerçekleşen trombosit yüksekliği tedaviye gerek olmadan altında yatan sebep araştırılır. Problemin çözülmesi durumunda da trombosit yükselmesi hastada düzelir. Primer trombosit yükselmesinde ise, küçük dozlarda asprinler ile gerekli olan tedaviye başlanmalıdır. Hastalığın durumuna göre hastaya daha şiddetli ilaçlar olan antibiyotikler verilebilir. 
    Bu tür hastalar genellikle on gün içerisinde iyileşme gösterirler. Herhangi bir tedavi süreci işlemeden hasta trombosit seviyesi düzene biner. Fakat bazı komplike durumlarda trombosit sayıları hastalarda on bin yirmi bin ul civarını bulur ki bu durumlarda hastada şiddetli kanamalar meydana gelir. Böyle durumlarda trombosit sayısının yükselmesi gerekirken trombosit transfüzyonları verilir. Bu ilaçlar ile hasta iyileşirken aynı sorunun tekrarlanması ve yaşanmaması için hastaya trombositopeninden sorumlu olan ilaçlardan uzak durması mutlaka söylenmelidir. 
    ]]>
    Trombosit Agregasyonu https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-agregasyonu.html Tue, 04 Dec 2018 13:05:47 +0000 Trombosit agregasyonu, trombosit hücreleri olan küçük yapışkan kan partiküllerinin kümeleşmesine denir. Agregasyon, Vücutta bulunan bir kan damarının hasara uğraması sonucunda ortaya çıkar. Agregasyon trombosit, yani kan pıht Trombosit agregasyonu, trombosit hücreleri olan küçük yapışkan kan partiküllerinin kümeleşmesine denir. Agregasyon, Vücutta bulunan bir kan damarının hasara uğraması sonucunda ortaya çıkar. Agregasyon trombosit, yani kan pıhtılaşması, hasarlı damarların tıkanmasına yol açarak bu pıhtılaşmada ilk evre diye nitelendirilir. Hastaya uygun olmayan agregasyon olumsuz etkiler oluşturabilir. Eğer ki bu agregasyon trombosit ana arterlerden birisini de oluşur ise, tromboz gelişmesine neden olur. Bu durumda da tromboz hasarlı olmayan bir kan damarında pıhtılaşma yaparak hastayı çok ciddi rahatsızlıklara hatta ölüme bile götürebilir.

    Bu tür durumlarda kan sulandırıcı ilaçlar kullanılarak durum iyileştirilmeye çalışılır. Trombositlerin görevi kan pulcuklarını kolajen ile temas ettirerek aktive olmalarını sağlayan bir mekanizmadır. Damarın içerisinde bulunan endotel bir şekilde zarar görür ise altındaki bağ dokusu ortaya çıkar. Aktive olan bu kan pulcukları da kolajene bağlanır. Hasarlı bölge üzerine kümeleşen kan pulcukları bir nevi trombotik tıkaç oluştururlar ve bunun sonucunda da ihtiva ettikleri granüllerin içeriklerini ortama boşaltırlar. Bu ortama boşaltılan bazı maddelerden ötürü kan pulcukları birbirine bağlanırlar. Arkasından gelen yeni kan pulcukları da burada kümeleşen kan pulcuklarına bağlanarak büyürler. Ortama boşalan granüllerin ortaya çıkardığı seratonin salınımı damar duvarlarındaki düz kasları etkilediğinden kas kasılmalarına neden olur. Bu durumda hasarlı bölgede kan akışı oluşmaz. Bu durumun oluşma nedeni seratonin damar büzücü olmasına neden olur. Bunun yanında trombosit agregasyon sırasında kan pulcuklarında yüksek oranda görülen miyozin ve aktin flamentleri kasılarak oluşan bu tıkacı iyice güçlendirirler. 
    Trombosit Agregasyonu
    Damar duvarı prostasiklin isimli Kuvvetli bir Trombosit agregasyon engelleyici sentezlerdir. Böylelikle kan pulcukları tıkacı sadece hasarlı bölgede oluştururlar ve yayılmazlar. 

    Trombosit agregasyonu yani kümelenme bozuklukları;
    • Glanzmann Trombastenisi,
    • Von Willebrand hastalığı,
    • Scott sendromu,
    • Bernard Soulier sendromu, gibi hastalıklarda görülür.
    Trombosit agregasyonun nedenleri; erkek cinsiyet hormonları, agregasyonu arttırdığı düşünülürken, kadın cinsiyet hormonları baskılayabilir. Bu olguda yaş her zaman bir diğer faktör olarak karşımıza çıkar genç yaşlarda görülme olasılığı daha yüksektir. Bazı araştırmacılar bu durumun çocuklukta yapılan engellemelerin veya karşılama korkularından kaynaklandığını düşünürler. Bazen trombosit agregasyona bir beyin tümörü veya bir kafa hasarı yani travması neden olabilir. Kişilerde agresif patlamalar ve bununla ilişkili psikiyatrik durumlar olan antisosyalik, şizofreni veya mani alkol ve ampfetain ilaç bağımlılıkları da trombosit agregasyona neden olabilir. 
    ]]>
    Gebelikte Trombosit https://www.trombosit.gen.tr/gebelikte-trombosit.html Wed, 05 Dec 2018 09:47:57 +0000 Gebelikte trombosit: Gebelikte anne adayında gelip geçici trombosit durumları oluşmaktadır. Trombosit paletelet kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücre pulcuklarıdır. Trombosit adı verilen bu renksiz yapılar kırmızı ve bey Gebelikte trombosit: Gebelikte anne adayında gelip geçici trombosit durumları oluşmaktadır. Trombosit paletelet kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücre pulcuklarıdır. Trombosit adı verilen bu renksiz yapılar kırmızı ve beyaz kan hücrelerinden daha küçüktür sayıları kan tahlilleri ile saptanır. Trombositler kan hücrelerinden birisidir ve tahlil sonuçlarında PLT şeklinde kısaltılır. Kandaki görevi pıhtılaşmayı sağlamaktır. Trombositler kemik iliğinden üretilerek kan dolaşımına geçerler. Gebelikte trombositlerin sayısında normal dışı bir değişiklik beklenmez ancak bazı patolojiler  trombosit sayısında düşmeye neden olabilir. İnsan vücudunda trombositlerin düşmesine trombositopeni denir. Gebelikte trombositlerin yükselmesine ise trombositoz denir fakat gebelikte çoğu zaman trombositlerin yükselmesi değil düşmesi gündeme ağırlıklı bir şekilde gelmektedir. Trombositopeninin nedenlerini olası hastalık nedenleri arasından ayırt etmek zordur ve hatta çoğunlukla ayırt edilemez. Fakat hastalığın teşhisi alınacak önlemler ve hastaya uygulanacak tedaviler için çok önemlidir. Gebeliklerin %7 sinde trombositopeni gözlemlenmektedir. Bir çok kadında hamileliğin son aylarına doğru hafif trombositopeni bulgusuna rastlanmaktadır. Hafif trombositopeni doğumdan birkaç gün sonra anne vücudunda trombosit sayısı normale döner.

Gebelikte TrombositGebelikte trombosit düşüklüğüne neden olan durumlar:
  • Gestasyonel trombositopeni
  • Hellp sendromu
  • İmmün trombositopenik purpura 
Gebelikte trombosit yüksekliğine neden olan durumlar:
  • Myeloproliferatif hastalıklar
  • Hodkin hastalığı
  • Femur boynukırığı gibi kemik kırıkları
  • Bazı cerrehi girişimlerden sonra trombosit yüksekliği oluşabilir
  • Reaktif trombositoz yani kanama ve demir eksikliği
Gebelikte trombositopeni belirti göstermeyen geçmişe dayanmayan hafif trombositopeni trombosit sayıları 70 binin üzerindedir. Bazende 130-150 bin arasındadır. Trombositlerin 150 bin aşağısında olması trombosit düşüklüğü demektir. Trombositin vücuttaki görevi kanın pıhtılaşmasına sağlamaktır ve bu görev zaman zaman hayati önem taşımaktadır. Bu derece önemli bir göreve sahip olan trombosit  yani kan hücresinde oluşan herhangi bir düzensizlik ciddi sorunlara yol açabilir. Bu durum normal gebe olmayan bireylerde böyle iken gebe olan kadında çok daha farklı sonuçlara sebep olabilir. Fakat endişelenmemeli ve gerekli tedbirleri doktorunuzla beraber almalısınız.
Gebelerde tahlil sonuçları ancak muayene ve diğer bulgular ile kombine edilerek değerlendirildiğinde anlam kazanır. Bu nedenle tahlil sonuçları ile ilgili doktora danışılmadan asla değerlendirilmemelidir.
]]> Antep Fıstığı Trombosit https://www.trombosit.gen.tr/antep-fistigi-trombosit.html Wed, 05 Dec 2018 19:44:09 +0000 Antep Fıstığı Trombosit; Trombosit değerinin vücudumuzda sabit bir şekilde olması gerekmektedir. Eğer vücuttaki bu değer düşük ise kanamayı yatkınlaştırır, yüksek değerlerde ise kandaki pıhtılaşmanın hızlanmasını a Antep Fıstığı Trombosit; Trombosit değerinin vücudumuzda sabit bir şekilde olması gerekmektedir. Eğer vücuttaki bu değer düşük ise kanamayı yatkınlaştırır, yüksek değerlerde ise kandaki pıhtılaşmanın hızlanmasını arttırır. Bu küçük hücrelerin vücuttan, 7-10 gün sonra dalak tarafından atılması sağlanmaktadır. Trombosit çoğalmasını sağlayan kemik iliğinin kontrolünü ise, karaciğer sağlamaktadır. Dalakta herhangi bir problem olursa, vücutta bulunan trombosit değerleri değişecektir.Antep Fıstığı Trombosit

Trombositin en önemli özelliği ise herhangi bir kanama halinde, devreye girerek kanamayı durdurmasıdır. Bunun yanı sıra derin kesiklerden dolayı oluşan damar kanamalarında ise, damarın büzülmesini sağlar ve kanamayı en az seviyeye indirir. Trombosit, vücudumuzda dengesinin kesinlikle olması gereken bir kan hücresidir. Trombosit düşüklüğünün son derece tehlikeli olduğunun altını çizen Profesör Doktor İbrahim Saraçoğluözellikle trombosit değerinin düşüklüğünden ötürü, iç kanamaların olduğunu belirterek kesinlikle dikkat edilmesi ve trombositin dengede tutulması gerektiğini belirtmiştir. İbrahim Saraçoğlu, Trombosit değerini yükseltecek şifalı bitkilerden, antep fıstığını önermektedir. Özellikle tuzsuz ve çiğ olarak tüketilmesi durumunda, antep fıstığı trombosit için harika bir şifalı bitki olduğunu vurgulayan İbrahim Saraçoğlu, antep fıstığını bir avuç öğlenden önce ve bir avuç öğleden sonra olmak üzere, en az 20 gün uygulanması gerekmektedir.
]]>
Kanser Hastalarında Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/kanser-hastalarinda-trombosit-dusuklugu.html Wed, 05 Dec 2018 20:49:28 +0000 Kanser hastalarında trombosit düşüklüğü: Kanser hastalarında trombosit düşüklüğü  vücutta morluk oluşumuna sebep olan etkendir. trombosit düşüklüğü kanser hastalarında sıkça karşılaşılır. Vücutta kan pıhtılaş Kanser hastalarında trombosit düşüklüğü: Kanser hastalarında trombosit düşüklüğü  vücutta morluk oluşumuna sebep olan etkendir. trombosit düşüklüğü kanser hastalarında sıkça karşılaşılır. Vücutta kan pıhtılaşmasında rol oynayan trombositler ve enfeksiyonlara karşı savunmada etkili olan lökositlerin sayısı azalmaya başlar. Trombosit  vücutta olan kanamaları durduran kandaki bir elemandır. Trombosit kanda az olduğunda kanamalar ve morluklar oluşur fazla olduğunda ise pıhtı oluşmasını sağlar. Trombosit  sağlıklı bir vücutta 150-400 bin arasında trombosit hücresi vardır. 150 bin değerinin aşağısına düştüğünde trombosit düşüklüğü hastalığı oluşur. Bu hastalığa trombositopeni denir. Bu değerin 100 bin adete düşmesi ile vücutta kanama riski oluşmaya başlar. Trombositlerin düşmesi sonucu vücut darbeye maruz kalmadan da kanamalar görülmeye başlar. Kanamalar öncelikle burun, diş eti ve ciltte baş göstermektedir. Bunun yanı sıra vücutta morluklar, dökülmeler, kırmızı lekelenmeler oluşur.kemik iliğinde trombositleri yapan ana hücrelerde sayıca düşüklük ve kalite olarak yetersizlik problemi doğuştan gelir.

Kanser Hastalarında Trombosit DüşüklüğüKanser hastalarında trombosit düşüklüğü sebepleri: 
  • Kanser hastası kişinin vücudunda morluklar oluşumuna yol açar
  • Hafif kazalarda bile deride kanamalara sebep olur 
  • Kanserli hastalarda diş etinde şişkinlik ve kanamanın en büyük nedenlerindendir
  • Burun kanamasına ve belli aralıklarla tekrarlamasında trombositler rol alır
  • Lökosit düşüklüğü
  • Belli aralıklarla hastada yüksek ateş görülür
  • Kolay enfeksiyon kapmasına sebep olur bu durumdan dolayı hasta çoğu zaman dış etkenlerle temas etmesi uygun olmaz
  • Kırmızı kan hücresi eksikliğine yani anemiye sebep olur
  • Kırmızı kan hücresi eksikliğiyle bağlantılı olarak vücutta bitkinlik yorgunluk halsizlik gözlemlenir.
  • Kanserli hastada hızla kilo kaybı gözlemlenir
  • Son olarak eklemlerindeki ağrıda trombosit eksikliğindendir.
]]>
Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-dusuklugu.html Thu, 06 Dec 2018 13:50:29 +0000 Trombosit Düşüklüğü, kanda bulunan trombosit miktarının 150.000 değerinin altına düşmesi durumudur. Trombositler, kanda bulunan ve kanın pıhtılaşmasını sağlayan ve kanama durumlarında kanamanın durmasını sağlayan kan el Trombosit Düşüklüğü, kanda bulunan trombosit miktarının 150.000 değerinin altına düşmesi durumudur. Trombositler, kanda bulunan ve kanın pıhtılaşmasını sağlayan ve kanama durumlarında kanamanın durmasını sağlayan kan elemanlarıdır. Sağlıklı bir insanda 150.000-400.000 arasında olması gerekir. Kan içinde yaklaşık 10 gün içinde yenilenen tablosu vardır. Trombositin eksik olduğu durumlarda kanamayı durdurmak veya kontrol altına almak güçtür.

Trombosit Düşüklüğü Nedenleri:

Trombositin düşük olması durumuna trombositopeni denir. Trombositler kanda 150.000 in altında ise düşük kabul edilir, 20.000 in altındaki değerlerde ise ciddi ve ölümcül kabul edilir ve mutlaka trombosit transfüzyonu yapılması gerekir.
Trombosit düşüklüğü; alkolizm, bazı ilaç kullanımları, kemik iliği hastalıkları, bazı kan hastalıkları, dalağın görevini yerine getirememesi, bazı bakterilere bağlı hastalıkların olduğu durumlarda görülebilir. Trombosit miktarı, hemogram testi ile kolayca ölçülebilir. Kan bağışı yapılan durumlarda bir çok kan merkezinde alınan kanlar elemanlarına ayrılabilirler ve transfüzyon işlemlerinde trombosit nakilleri kaza, travma, ateşli silah yaralanmaları, açık kesik ve yaraların olduğu şiddetli kanamalı durumlarda en cok tercih edilen transfüzyon şeklidir. 

Trombosit DüşüklüğüTrombosit Düşüklüğü Tanı ve Tedavisi:

Trombosit düşüklüğü, kanamaların geç durması, küçük darbelerde bile morarma, burun kanaması, halsizlik ve yüzeysel kanamaların olduğu durumlarda şüphelenilen bir rahatsızlıktır. Bu şikayetleri yaşayan hastalar, bir hekime başvurmalıdırlar. Hekim isteği ile yapılacak tam kan sayımı testi ile trombosit miktarı öğrenilir. Trombosit miktarı 150000 in altında ise trombositopeni teşhisi koyulur. Bu durumda tedavi için öncelikle trombositopeniye sebep olan durum araştırılır ve altta yatan hastalık bulunur. Hastalığın tespitinden sonra, altta yatan hastalığa karşı tedavi uygulanması çoğunlukla sorunu ortadan kaldırır. Bazı kanamalı durumlarda ise, trombosit nakli ya da kan nakli yapılabilir. Hastaların asla alkol kullanmaması, bedeni zorlayan spor aktivitelerinden uzak durması, protein açısından zengin beslenmeleri önemlidir.
]]>
Trombosit Eksikliği https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-eksikligi.html Fri, 07 Dec 2018 09:23:21 +0000 Trombosit eksikliği, tıbbi adı trombositopeni olan trombosit eksikliği nedenleri arasında dalağın normal fonksiyonlarını yerine getirmemesi, kemik iliği hastalıkları, kana bağlı bağışıklık sistemi hastalıkları, aşır Trombosit eksikliği, tıbbi adı trombositopeni olan trombosit eksikliği nedenleri arasında dalağın normal fonksiyonlarını yerine getirmemesi, kemik iliği hastalıkları, kana bağlı bağışıklık sistemi hastalıkları, aşırı ve düzenli olarak çok fazla alkol tüketimi, çeşitli ilaçlar ve bakteriler sayılabilir. Trombosit eksikliği belirtileri arasında ise idrarda kan, kanamalar, küçük darbelerde bile fazla morarma, kanamanın uzun sürmesi ve burun kanaması ilk sıralarda gelmektedir.

Kanın pıhtılaşmasından sorumlu olan trombosit eksikliği genellikle yaraların kanamasının olması gerekenden daha fazla olması ve pıhtılaşmanın gecikmesine neden olur. Kan kaybı uzun süre devam edebilir. Bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, ilik hastalıkları, dalağın büyümesi, gebelik dönemi ya da aşırı alkol tüketimi nedeniyle oraya çıkabilen trombosit eksikliği tedavisi için istirahat, kan nakli ya da bazı ilaçlar kullanılabilir.Yapılan testlerde her miktolitre kanda 150-350 bin arası  trombosit düzeyi normal sayılır. 150 binden az olan ölçümler trombosit eksikliğine işaret eder. 20 binden az çıkan ölçümler ise ciddi rahatsızlık olarak kabul edilir.

Dalağın çeşitli hastalıklara bağlı olarak büyümesi trombosit eksikliği nedenleri arasında yer almaktadır. Kemik iliklerinde üretilen trombositler, ilikleri etkileyen hastalıklarda (HIV ya da lösemi) üretilemez ya da üretimi yavaşlar. Gebelik döneminde trombosit seviyeleri çok düşük çıkabilir. Ayrıca çok fazla alkol tüketimi trombosit üretimini etkilemektedir.

Doktorunuz fiziksel muayene sonrasında trombosit eksikliğinden şüphe ediyorsa tam kan sayımı isteyebilir. Kan sayımında kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi, trombosit ve plazma değerlerine bakılır.

Trombosit eksikliği tedavisi; eğer trombosit değerleriniz normal aralığın çok altında değilse tedaviye gerek duyulmayabilir. Eğer trombosit değerleri 30-20 bin altındaysa trombositopeni teşhisi konulur ve tedavi süreci başlatılır. İlk olarak trombosit eksikliğine neden olan altta yatan hastalık araştırılır ve onun tedavisi başlatılır.

Trombosit eksiklği teşhisi (trombositopeni) konulduğunda ilk olarak yatak istirahati verilebilir. Yaralanmalara karşı hastanın kendini koruması için çok önemlidir, çünkü pıhtılaşma gecikeceği için beklenenden fazla kan kaybı yaşanabilir. Bu durum iç ve dış kanamalar içinde aynı şekilde geçerlidir. Trombosit seviyesi yükseldiğinde tekrar eski aktivitelere ve günlük yaşama dönülebilir. Yatak istirahatine ek olarak kan naklide yapılabilir.

Trombosit EksikliğiTrombosit eksikliğinden korunma

Trombositopeni teşhisi konulduktan sonra hastanın yapması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Kanamaya yol açabilecek aktiviteler azaltılır veya tamamen bırakılır. (Örneğin bazı riskli spor aktiviteleri) Alkol kullanımı zaten düşük olan trombosit seviyesini daha da aşağı çekeceği için tamamen bırakılmalıdır. Aspirin gibi kanı sulandıran bazı ağrı kesiciler ve diğer ilaçlar kullanılmamalı ya da doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Aspirin ve ibuprofenin aynı zamanda kan inceltici özelliği olduğu için yaralanmalarda çok fazla kan kaybı yaşanmasına neden olabilir.
]]>
Trombosit Bağışı https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-bagisi.html Sat, 08 Dec 2018 03:38:47 +0000 Trombosit bağışı, insanlar arasında yapılan bir hücre alış verişidir. Bu hücreler ise insan vücudunda kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu şekilde düzenin devam etmesine yardımcı olan hücrelerdir. Bazı insanlarda bu hüc Trombosit bağışı, insanlar arasında yapılan bir hücre alış verişidir. Bu hücreler ise insan vücudunda kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu şekilde düzenin devam etmesine yardımcı olan hücrelerdir. Bazı insanlarda bu hücreler oldukça düşük olur. Bu nedenle insanlarda gerekli zamanlarda kan pıhtılaşması meydana gelmez ve kişi gerek bir ameliyat durumunda gerekse bir yaralanmalı travma durumunda ciddi sıkıntılar yaşar. İnsan vücudunda kanamanın durmasını sağlayan hücreler trombosit hücrelerdir. Bu nedenle bu hücrelerin çok önemli görevlerinin olduğunu söyleyebiliriz. Trombosit bağışı iki farklı şekilde yapılmaktadır. Bunlardan biri sağlıklı olan kişiden alınan bir ünite kan içerisinden en geç 6 saat içerisinde santrifü adıyla bilinen yöntemle trombosit hücrelerinin elde edilmesiyle yapılırken bir diğer yöntemde tıbbi olarak kullanılan aferez cihazıyla 1 saat süren bir işlem sonucunda elde edilen üründen ayrıştırılan trombositler hastaya nakledilir. bu kan içerisinden elde edilmiş olan trombosit hücreleri en fazla 5 gün yaşar. Daha sonraki zamanlarda ise bu hücreler sağlıksız bir hal alarak özelliklerini kaybeder. Bağışlanacak trombosit hücreleri kesinlikle oda sıcaklığında sağlanmalıdır.

Trombosit bağışı yapacak olan insanlarda alıcı ve vericinin aynı kan grubunda olması gerekmektedir. Yapılan bazı araştırmalara göre alıcı ve verici farklı kan grubunda olduğunda da başarı elde edilebilir. Fakat bu durum tıbbi olarak çok fazla tavsiye edilmez. Eğer hastanın hayati tehlikesi varsa bu durumlarda alıcı ya da verici farklı kan grubuna dahilse, bu durum göz ardı edilerek trombosit bağışı yapılabilir. Trombosit bağışı yapılırken aferez cihazıyla vericinin kolundan kan alınır. Alınan kan içerisinde bulunan trombositler farklı yöntemlerle ayrılarak diğer bir koldan vericiye tekrar verilir. Bu işlem sayesinde vericide herhangi bir kan eksiklik meydana gelmez. Alınan kan içerisinden ayrılan bazı hücreler verici vücudunda belli bir süre sonra çoğalarak kendisini tamamlayacaktır. Bu durum yaklaşık olarak 4-5 gün sürmektedir. Eğer kişi trombosit bağışı yapan kişi eğer isterse en erken 48 saat içerisinde bu bağışı tekrarlayabilir. Bunun haricinde bağış yapan kişi hatada en fazla iki kez trombosit bağışı yapabilir. Bu standartların aşılması durumunda kişiye bazı sağlık problemleri meydana gelebilir.

Trombosit BağışıTrombosit bağışında nelere dikkat edilmelidir
  • Trombosit bağışı yapan kişi tamamen kendi isteğiyle bu bağışı yapıyor olmalıdır. Bunun yanı sıra yine bağışçının ve alıcının tüm tıbbi sağlık kurallarına uyuyor olması gerekmektedir. 
  • Trombosit vericisi için bu işlem öncesinde kan bağışının yapılabilmesi için özel olarak steril ortam yaratılmalıdır. 
  • Eğer vericide herhangi bir bulaşıcı hastalık varsa kesinlikle bu bağış yapılmamalıdır. Aksi durumda hem sağlık personeli hem de alıcı olan hasta çok ciddi problemlerle karşı karşıya kalabilir. 
  • Trombosit bağışı yapacak olan kişi ve alıcı olacak kişi kesinlikle bağıştan 48 saat öncesine kadar herhangi bir şekilde asprin ve asprine benzer kkan cıvıtıcı ilaçlar tüketmemesi gerekmektedir. Aksi durumda yapılan bağış sırasında kan çok sıvı olabilir. 
  • Bu işlemin süresi en geç 1,5 saat kadar süreceği için trombosit bağışı yapacak kişi ve bu bağışı alacak kişi kendilerini bu süreye göre ayarlamalıdır. 
  • Son olarak trombosit bağışı yapacak olan kişinin en az 18 en fazla 60 yaş aralığında olması gerekmektedir. 
]]>
Gebelikte Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/gebelikte-trombosit-dusuklugu.html Sat, 08 Dec 2018 03:58:58 +0000 Gebelikte trombosit düşüklüğü (trombositopeni) ile çok sık karşılaşılmaktadır. Gebelikte ortaya çıkan trombositopeniler, yalancı trombositopeni olasılığı uzaklaştırıldıktan sonra, üç grupta toplanabilir: Gebelikte trombosit düşüklüğü (trombositopeni) ile çok sık karşılaşılmaktadır. Gebelikte ortaya çıkan trombositopeniler, yalancı trombositopeni olasılığı uzaklaştırıldıktan sonra, üç grupta toplanabilir:
  • Gebelik trombositopenisi.
  • Gebelikle ilişkili diğer trombositopeniler; Preeklampsi ve Hellp sendromu.
  • Gebelikten önce var olan ya da gebelik sırasında başlayabilen trombositopeniler.
Gebelikte trombosit düşüklüğü (Gebelik trombositopenisi)

Buna gebeliğin gelip geçici trombositopenisi de diyebiliriz. Gebeliklerin yaklaşık %5'inde görülür. Genellikle gebeliğin ikinci ve üçüncü aylarında ortaya çıkar. Kanamaya neden olamayan hafif bir trombositopenidir. Trombosit seviyesi 70.000-100.000 üzerindedir. Hastanın gebelikten önceki durumunda trombositopeni yoktur. Ancak, bazen bir önceki gebelikte de hafif trombositopeni saptanmış olabilir. Doğumdan sonra kendiliğinden düzelmesi bir kuraldır. Bebeklerde trombositopeni yapmaz.

Trombosit sayısını yükseltici bir tedavi gerekmez. Bununla birlikte hastalar uzman bir hekim tarafından izlenmelidir. Çünkü hafif bir trombositopeni şeklinde başlayabilen daha ciddi bir hastalık (örn. İTP, TTP), aylar ilerledikçe doğumda kanama yaratabilecek ve bebeği etkileyebilecek daha ağır bir trombosit düşüklüğüne yol açabilir. Bu nedenle hamilelikte trombosit düşüklüğü (trombositopenisi) tanısı konmuş olsa da trombosit seviyesi gebelik boyunca dikkatle izlenmelidir.

Hamilelik trombositopenisin de doğum sırasında epidüral anestezi uygulanması trombosit sayısı 50,000-80,000 in üzerinde ise yapılabilir. Daha düşük trombosit sayılarında oluşabilecek fazla kanamalar omurilik bakımından çok tehlikelidir.

Gebelikte Trombosit DüşüklüğüPreeklampsi ve Hellp sendromu

Üçüncü trimestrin son evrelerinde görülen preeklampsi; tansiyonun çıkması, ödem ve idrarda proteinüri (>300 mg/gün) ile kendini belli eder. Olguların yaklaşık % 15-50′sinde trombosit seviyesi düşüktür. Ağır trombositopeni hastaların ancak <% 5′inde saptanır.

HELLP sendromu, anne ve bebek yönünden hamileliğin oldukça tehlikeli bir hastalığıdır. Nadir görülen bir rahatsızlıktır. Peripartum dönemde görülür. Mikroanjiyopatik tipte hemoliz  (H), karaciğer enzimlerinde yükselme ve düşük trombosit sayısı (LP) (<100,000) bulguları ile tespit edilir. Preeklampsi ile ilişkili olduğu ileri sürülür.

Hamilelikte İTP

Kronik İTP’li bir kadın gebe kalabileceği gibi, hastalık ilk kez hamilelik sırasında da başlayabilir. Gebelikte trombosit düşüklüğü genellikle gebeliğin ilk aylarında farkedilir ve trombosit seviyesi çoğu kez oldukça düşüktür. Ancak hafif İTP olguları gebelik trombositopenisinden ayırt edilemez.

İTP’li annelerin yaklaşık % 10'unun çocukları trombositopenik doğar. Bu durum, İgG türünden otoantikorların plasentadan geçmesi ile açıklanır. Kalıcı olmayan bir trombositopenidir. Anneye uygulanan tedaviler bu trombositopeniyi etkilemez.

]]>
Trombosit Değerleri https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-degerleri.html Sat, 08 Dec 2018 22:34:36 +0000 Trombosit değerleri, çeşitli etkenler sonucunda azalabilir ya da artabilir. Normalde bir mikro litre kanın içerisinden 150.000 ile 400.000 kadar trombosit olmalıdır. Trombosit değerlerinin belirlenmesi için özel bir kan testi yapıl Trombosit değerleri, çeşitli etkenler sonucunda azalabilir ya da artabilir. Normalde bir mikro litre kanın içerisinden 150.000 ile 400.000 kadar trombosit olmalıdır. Trombosit değerlerinin belirlenmesi için özel bir kan testi yapılır. PLT testi denilen tetkik sayesinde trombosit değerlerindeki yükselme ve azalma kolayca tespit edilir. Bu bazı hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmaya yardımcı bir testtir. Buna bir anlamda trombosit sayımı da denilebilir.

Tabak biçimindeki kan hücreleri olan trombositler, kanda pıhtılaşmaya yardımcı olur. Kemik iliğinde üretilerek kan dolaşımına yavaşça salınırlar. Bu hücrelerin yüzeyi proteinle kaplı olur. Hem birbirlerine, hem de kan damarları çeperlerine yapışabilirler. Bu özellikleri nedeniyle bir yaralanma esnasında kolayca kanın pıhtılaşmasını sağlayarak, kan akımının durmasına yardımcı olurlar. Trombosit değerlerinin çok fazla düşmesi halinde, yani trombosit değerleri bir mikro litre kanda 20.000 altında olursa, yaralanmadan sonra trombositler yetersiz olduğundan pıhtılaşma sağlanamaz ve kan kaybı çok fazla olur. Aynı zamanda trombosit değerlerinin düşük olması kanamanın kendiliğinden olmasına da neden olabilir. Bu çok riskli bir durumdur.

Trombosit değerleri yüksek olursa, bu defa kan damarları içinde pıhtılaşma olacağından, bu kan akımının durmasına kadar gidebilir. Böyle bir durumda trombolism kaynaklı ölüm gerçekleşebilir. Kısaca kanda trombosit değerleri olması gereken miktarda olmalıdır. Beklenmedik zamanlarda kanama sorunu olanlar ya da ufak bir yaralanmada bile uzun süre kanamanın olması gibi bir sorun yaşayanlar, kanamanın geç durması gibi sorunlarla karşılaşanlar hemen trombosit sayımı yaptırmalı yani PLT kan testi yaptırmalıdır.

Trombosit değerleri neden yükselir

Trombositler kemik iliğinde üretildiğinden, eğer kemik iliğinde çalışma bozukluğu olursa trombosit değerlerinde yükselme olabilir. Eğer yapılan testte trombositler yüksek çıkarsa, bunun kemik iliği ya da bazı hastalıklardan olup olmadığını doktor tespit etmeye çalışır. Çünkü bazı hastalıklarda trombosit değerlerini yükseltebilir. Bu rahatsızlık arasında;
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Akut kanamalarda ve kan kaybı nedeniyle
  • Egzersiz yapıldığında
  • Çeşitli kanser türlerinde
  • Kronik böbrek yetmezliğinde ve çeşitli böbrek hastalıklarında
  • Kalp krizinde
  • Çeşitli enfeksiyonlarda
  • Dalak alınırsa
  • Demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlık sorununda
  • Vücutta üretilenden fazla kırmızı kan hücresi yok ediliyorsa yani hemolitik anemi rahatsızlığında
  • Büyük ameliyatlardan sonra
  • Çölyak, eklem iltihabı, inflamatuar bağırsak hastalıkları, konnektif doku bozulukları gibi hastalıklarda
  • Travmalarda
  • Pankreas iltihabında
  • Kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak trombosit değerleri yükselebilir.
Trombosit DeğerleriTrombosit değerleri neden düşer

Trombosit değerlerinde düşme olursa, bu lösemi, kemik iliği kanseri gibi hastalıkların önemli bir belirtisi olabilir. Vücutta kanser hücrelerinin artması sonucunda kemik iliği hücreleri kendine yer bulamaz ve trombosit değerleri düşük çıkar. Bunun dışında midesinde kronik ülser olan kişilerde, kronik kanaması olanlarda, kemoterapi ve radyasyon tedavisi gören kişilerde de kanda trombosit sayısı azalır. Otoimmün hastalıklarının bazıları da trombosit değerlerini düşürür. Bağışıklık sistemi vücudun kendi organlarına saldırıya geçtiğinden, trombosit miktarı azalır. Böbrek hastalıkların bazıları da aynı etkiyi gösterebilir. Sülfanomid, dugoksin, nitrogliserin gibi ilaçları kullanan kişilerde de trombosit hücrelerinin sayısı azalabilir.

Trombosit değerleri PLT kan testi sayesinde kolayca tespit edilebilir. Bu testin sonucu hastanın genel sağlığı hakkında daha aydınlatıcı bilgiler elde edilmesini sa]]> Bebeklerde Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/bebeklerde-trombosit-dusuklugu.html Sun, 09 Dec 2018 05:49:24 +0000 Bebeklerde trombosit düşüklüğü, Trombosit kanın içerisindeki pıhtılaşmayı önleyen bir maddedir. Bu değerin düşük olması veya yüksek olması bebeklerde çeşitli komlikasyonları beraberinde getiren bir durumdur. Normal bir t Bebeklerde trombosit düşüklüğü, Trombosit kanın içerisindeki pıhtılaşmayı önleyen bir maddedir. Bu değerin düşük olması veya yüksek olması bebeklerde çeşitli komlikasyonları beraberinde getiren bir durumdur. Normal bir trombosit değeri çocuklarda ve bebeklerde ortalama yüz otuz ile dört yüz arasındadır. Yetişkinlere göre bebeklerde olan trombosit değerleri biraz daha farklılık gösterir.


Bebeklerde trombosit düşüklüğü nedenleri
  • Dalağın kan hücrelerini vaktinden önce aşırı derecede yok etmesi,
  • Hemolitik anemi (kırmızı kan hücrelerin fazla olması,)
  • Vücutta bulunan kanın azalması,
  • Vücudun yeni hücre üretememesi,
  • Kemik iliğinde anormallikler,(doğuştan olan kemik iliği trombosit üretiminin bozuk olması)
  • Trombositlerin aşırı yıkıma uğraması,
  • Dalak büyümesine bağlı,
  • Bazı lösemi hastalıkları bebeklerde trombositlerin düşük olmasına neden olur.
Bebeklerde trombosit düşüklüğü ancak kan testleri ile anlaşılabilir. Bu kan testlerinin en başında günümüzde çok sık kullanılan PLT testleri gelir. PLT bir kan testidir ve kanda ne miktarda trombosit olduğunu belirlemekte kullanılır. Trombositler ise kanda pıhtılaşmayı sağlamaya yardımcı olur. Şekilleri tabak biçiminde olan trombositler, kemik iliğinde üretilerek kan akışı ile yavaş yavaş vücuda salınımı olur. Bu trombosit hücrelerinin dışı proteinle kaplıdır. Bu sayede hem birbirlerine hemde damarda kan duvarlarına yapışabilirler. Bu olayın gerçekleşmesi herhangi bir kesi yaralanmasında o bölgede kanın pıhtılaşmasını sağlayarak durmasına yarar. Ama düşük olduğu durumlarda bu pıhtılaşma olmayacağından hasta kan kaybından ölüme kadar olan bir tehlike yaşar. Trombositlerin naz olma durumlarında herhangi bir kanama durumunda bebeklerde çok büyük yaşam sıkıntıları oluştururlar.

Bebeklerde Trombosit DüşüklüğüBebeklerde trombosit seviyesi elli binin altına düştüğünde büyük kanamalara neden olabilir. Bu tür değerlerin oluşması genellikle kanser olan bebeklerde görülen bir durumdur. Bu kanser hastalıkları özellikle kemik iliği hastalıkları olan lösemi ve kemik iliği kanseridir. Erken tanı olsa bile bu tür hastalıklarda kanser hücreleri hızlı yayıldığından kemik hücrelerine yer bırakmaz ve kemik iliği hücreleri üretilemez hale gelir. Buda trombosit değerinin düşmesine ve bebeğin yaşamını devam ettirmesi için gereken düzenin bozulmasına neden olur. Ayrıca kanser tedavilerinde kullanılan radyoterapi ve kemoterapinin yan etkileri arasında trombosit hücrelerin üretimini olumsuz olarak etkileyen radyasyonda çok etkilidir. Trombositler de sayı düşümüne sebep olan bu durumu bazı kanser ilaçları ile düzeltmeye çalışırlar. Basit bir rahatsızlık gibi gözüken ama aslında çok ciddi hastalıklara gebe bırakan trombosit eksikliği hafife alınmamalıdır. Yeni doğanlarda ilk önce bu tür kan testlerini yapılması her zaman faydalıdır. 
]]> Kanda Trombosit Düşüklüğü https://www.trombosit.gen.tr/kanda-trombosit-dusuklugu.html Sun, 09 Dec 2018 12:46:22 +0000 Kanda Trombosit Düşüklüğü, Kanın içinde bulunan trombositin yüz elli bin değerinin altında olması, kanda trombosit düşüklüğüdür. Bu hastalık Trombositopeni olarak adlandırılır. Bu değerin yüz bine kadar düşmesi Kanda Trombosit Düşüklüğü, Kanın içinde bulunan trombositin yüz elli bin değerinin altında olması, kanda trombosit düşüklüğüdür. Bu hastalık Trombositopeni olarak adlandırılır. Bu değerin yüz bine kadar düşmesi durumunda kanama riski başlar. Bunlar içinde herhangi bir darbeye maruz kalmadan kendiliğinden kanamalar oluşur. Bu kanamalar burun, cilt ve diş eti kanaması ile başlamaktadır. Bununla birlikte ciltte döküntüler, morarmalar, kırmızı tonda lekelenmeler oluşur. Kemik iliğinde trombositleri yapan ana hücrelerde düşüklük ve kalite anlamında yetersizlik doğuştan itibaren olmaktadır. Doğuştan trombosit sayısı düşük olur. Radyoterapi, kimyasal maddeler, kemoterapi ve bazı enfeksiyonlardan sonra trombosit üretimi yavaşlayabilir ya da hiç üretilemez.   Dalağı büyümekte olan hastalarda trombosit üretimi çoğu zaman durabilir. 

Kanda trombosit düşüklüğü nedenleri arasında; dalağın normal fonksiyonlarını yerine getirememesi, kana bağlı bağışıklık sistemi hastalıkları, kemik iliği hastalıkları, aşırı derecede ve düzenli olarak alkol tüketimi, bazı ilaçlar ve bazı bakteriler sayılabilir. Trombosit düşüklüğünün belirtileri arasında idrarda kan, küçük darbelere karşı aşırı morarma, yüzeysel kanamalar, meydana gelen kanamaların uzun sürmesi ve burun kanaması ilk sıralarda gelmektedir. Kanın pıhtılaşmasına neden olan trombosit düşüklüğü genellikle yaraların kanamasının gerekenden daha uzun sürmesine ve kanın pıhtılaşmanın gecikmesine neden olur. Kanda 150-350 bin arası trombosit seviyesi normal kabul edilir. Test sonucunda 150 binden az olan ölçümler trombosit düşüklüğüne işarettir. 20 binden az çıkan ölçümler ise kişi sağlığı açısından tehlikeli olarak kabul edilir. Dalağın bazı hastalıklara bağlı olarak büyüme göstermesi de trombosit düşüklüğü nedenleri arasında yer alır. Kemik iliklerinde üretilen trombositler, ilikleri etkileyen hastalık durumlarında üretilemez veya üretimi yavaşlar hatta üretimi bazı kişilerde durur diyebiliriz. Gebelik döneminde kadınlarda trombosit seviyeleri düşük çıkabilir. Ayrıca alkol tüketimi de trombosit üretimini yakından ilgilendirir. Eğer doktor fiziksel muayene sonrasında trombosit düşüklüğünden şüphe ediyor ise tam kan sayımı isteyebilir. Kan sayımında kırmızı kan hücresi, trombosit, beyaz kan hücresi ve plazma değerlerine bakılır.

Kanda Trombosit DüşüklüğüKanda Trombosit Düşüklüğü Tedavisi

Eğer kişide trombosit değerleri normal aralığın çok altında değil ise tedaviye gerek duyulmayabilir. Eğer trombosit değerleri 30-20 bin altında ise trombositopeni teşhisi konulur ve kişiye göre tedavi süreci başlatılır. Tedavide bütün hastalıklarda tedaviye başlandığı gibi, ilk olarak trombosit düşüklüğüne neden olan bunun altında yatan hastalık tespit edilir ve ilk olarak bunların tedavisi yapılırılır. Buna ek olarak kimi kişiler için kan nakli yapılabilir.

Tedavi, trombositopeni’nin oluşum şekline göre değişebilir. Bu durumda yol açan nedenler öncelikle tespit edilip ve ortadan kaldırılmalıdır. Doğuştan trombosit düşüklüğü veya trombosit yapan hücrelerde, erişkin yaşlarda oluşan yetersizliklerde değişik ilaç tedavileri yapılmaktadır. Lösemi, kanser hücrelerinden dolayı oluşan trombosit düşüklüğünde, öncelikle esas hastalık tedavi edilmelidir. Kontrolsüzce damar içinde pıhtı oluşumu yapan hastalıklarda ise, ilk önce plazma değişimi yapılmaktadır. Enfeksiyonlara bağlı trombosit düşüklüğünde ise, ilaçlara ara vermek gerekir. Bu hastalarda kimi zaman kortizon verilebilir. Dalak büyümesi sonucu gelişen trombosit düşüklüğünde, dalak cerrahi operasyon ile alınmaktadır.

Bu konuda rahatsızlığı olanlara, yeme içme konusunda herhangi bir diyet önerilmez. Ancak kullanılan bazı ilaçlar ve yiyecekler kanama riski doğurabilir. Ağrı kesici ilaçlar, aspirin gibi ilaçlar kullanılmamalıdır. İlaçlar ve bazı yiyecekler için doktordan bilgi almak gerekir.

]]>
Aferez Trombosit https://www.trombosit.gen.tr/aferez-trombosit.html Mon, 10 Dec 2018 02:40:53 +0000 Aferez Trombosit, Aferez; kan bağışçısından alınan kanın özel bir cihaz yardımıyla kan alıcıya faydalı olacak kısmın alınarak, geri bağışçıya verilmesidir. Kan bağışıyla olan tek farkı ise bağışçıya kanın geri Aferez Trombosit, Aferez; kan bağışçısından alınan kanın özel bir cihaz yardımıyla kan alıcıya faydalı olacak kısmın alınarak, geri bağışçıya verilmesidir. Kan bağışıyla olan tek farkı ise bağışçıya kanın geri verilmesidir. Burada bazı kişiler zararlı bir işlem olup olmaması nedeniyle çekinmektedir. Hiç bir zararı olmamakla birlikte verdikleri trombosit sayesinde bir can kurtarmış olmaktadırlar. Trombosit ise PLT kanın pıhtılşmasını sağlayan hücre pulcuklarıdır ve kırmızı ve beyaz kan hücrelerinden daha küçüktür.  

Aferez Trombosit Bağışı İçin Gerekenler 
  • Bağışçının sağlıklı olması gerekmektedir. 
  • Damar yapısının bağışa uygun olması gerekir. 
  • Son 5 gün içinde herhangi bir aspirin, promsikam gibi ilaçların kullanılmamış olması gerekir. 
  • minimum 50 kg olması ve 18 yaşından büyük 50 yaşından küçük olması gerekmektedir. 
Aferez İşlemi Hakkında 

Öncelikle kişinin kan alma için uygun pozisyon alması ve rahat olması sağlanır. Kişi hazır olduğunda hijyenik bir şekilde damara kanın alınacağı şekilde damar yoluna girilir. Otomatik olarak ayrışımı yapacak olan cihaz önceden hazırlanır ve Kan ayrışım için aktarılır ve hastanın ihtiyacı olan kısım ayrıştırıldıktan sonra kan alma işlemi tamamlanmış olur. Sistem ihtiyaç fazlası olan artan kanı yine bağışçının kanına geri verir ve kan dolaşım devam eder. Bağışçı 5-10 dakika gözlem altında tutulduktan sonra yaşamına devam edebilir. 48 saat geçmeden tekrar bağış yapamaz. Aynı zamanda bağışçının tam kan bağışının üzerinden de yaklaşık bir ay geçmiş olması gerekir. 

Aferez TrombositNeden Tam kan Değilde Aferez trombosit Uygulaması Yapılır 

Çünkü bazı bireylerde ihtiyaç kanın tamamı değil bir kısmıdır. Eğer kanın tamamı hastaya yüklenirse hastanın kan değerlerinin bir kısmı normale getirilirken bir kısım değerler yükselir. Bu nedenle aferez trombosit tekniği uygulanmakta, kalan kan bağışçıya geri verilmektedir. 
]]>
Trombosit Vermek https://www.trombosit.gen.tr/trombosit-vermek.html Mon, 10 Dec 2018 15:29:01 +0000 Trombosit Vermek, Vücutta oluşan kanamaları durdurabilen kanın bir elemanı olan trombosit kanda az miktarda olduğunda kanamaların oldukça fazla olduğunda pıhtı oluşumunu sağlar. Sağlıklı bir kişide 150-400 bin tane ''trombosi Trombosit Vermek, Vücutta oluşan kanamaları durdurabilen kanın bir elemanı olan trombosit kanda az miktarda olduğunda kanamaların oldukça fazla olduğunda pıhtı oluşumunu sağlar. Sağlıklı bir kişide 150-400 bin tane ''trombosit hücresi'' bulunmaktadır. Genellikle kemik iliğinin büyük hücrelerinin parçalanması sonucunda oluşmaktadırlar. Çoğalmalarını ise karaciğer kontrol eder. Kan içerisindeki ömürleri ise yaklaşık on gündür. Kan kanseri olan kişiler için oldukça hayati önem taşıyan bağıştır. Kanser tedavisi gören kişiler devamlı olarak trombosit ile kan desteğine ihtiyaç duymaktadırlar. Ancak bu ihtiyacın ne zaman olacağı belli olmaz. Trombosit bağışı çok fazla bilinmez; bağışçısı oldukça azdır. Bulunan trombosit beş günden fazla saklanmaz. Aferez trombosit olarak bilinen bir işlemdir. Damarda iken kan özel setler içerisinde işlem görmektedir. Trombosit ayrılarak eritrositler damara geri verilmektedir. Özellikle de talasemi hastası olan kişilere çok ve sık kullandıkları ve bağışıklık sistemi yüzünden kişinin daha az verici antijen ile karşı karşıya gelmesi için aferez trombosite yönlendirilmektedir.

Trombosit VermekTrombosit vermek çok fazla bilinmediği için daha çok ilgi gösterilmesi gereken bir kan bağışı türüdür. Bu bağış türü aferez üniversitesinde yapılır. Tam iki gün içinde trombositler kendini yeniler. Yaklaşık 40-45 dakika civarı sürer. Tam altı ünite kandan elde edilir. Kanın pıhtılaşması için lösemi hastası olan kişilerin sıfırlanan kan değerlerini yenide toparlamaları için oldukça gereklidir. Trombosit miktarı kan sayımında eğer ellinin altın ise kan pıhtılaşması olmaz. Kişinin derhal ameliyata alınması gerekir veya kan ürünün iç kanama yaşar ise olacaklar tahmin edilebilir. Kemoterapi sonrasında kan sayımı yapılan kişinin çıkan bütün kan ürünü sonuçları sıfırlanmaktadır. Trombosit vermek kan bağışı türü ilk etapta en azından elliyi geçmelidir. Bu neden ile hayat kurtardığınızı var sayın. Trombosit genellikle lösemili çocuklarda kullanılmakta olan kan bağışı kadar hayati önem taşıyan bir kan bağışı türüdür. Trombositlerin rengi ve çekirdekleri yoktur. Trombositlerin içinde yer alan glikoprotein tabakası sağlam damarlar üstüne yapışmasını engellemektedir. Yara almış damar üstüne gelen trombositler git gide şişerek oluşan yırtığı tamamen kaplarlar. Yapışkan bir madde salgılayan bu trombositler diğerlerinin de yapışmasının önüne geçer.
]]>